Şeytan Meleklerden Değildir

dawud | Kasım 26, 2016 | 0 | Akâid , Anasayfa , Tefsir

 

Âlemlerin Rabb’i olan Allâh’a hamd, Peygamber Efendimiz Muhammed’e ﷺ salât ve selâm olsun.

Çokça meşhur olan ve yanlış olarak bilinen konulardan birisi de şudur,diyorlarki: ”Şeytan önceden Melekler’dendi. Hatta bütün Meleklerin de hocalığını yapıyordu. Meleklerin başkanıydı veya Melekler’in en bilgilisiydi.”(Hâşâ)

Öncelikle bu inanç Kur’ân-ı Kerîm’e, Hadîs-i Şerîfler’e ve âlimlerin icmâına aykırıdır.

Tabiiki, İblîs daha önceleri gökyüzünde Melekler’le birlikte Allâh-u Teâlâ’ya ibâdet eden Müslüman bir kul idi. O zaman ismi Azâzil veya Uzazil idi.

İlk insan ve Peygamber olan Âdem  Cennet’te yaratıldığı zaman, Allâh-u Teâlâ Meleklere ve Azâzil’e Âdem’e  selamlama ve saygı anlamında secde etmelerini emretti. Melekler saygı anlamında secde ettiler lâkin Azâzil (İblis) secde etmedi. Allâh’ın emrine karşı geldi ve Cennet’ten kovuldu. Kıyâmet’e kadar da insanları Allâh’ın dîninden saptırmak ve uzaklaştırmak için vesvese verecektir. İşte İblis’in Meleklerden olmadığı, Allâh’ın emrine karşı geldiği, onun cinlerden olduğu, Meleklerin ise Allâh’ın emrine aslâ karşı gelmeyip nûrdan yaratıldığı hususunda bildirilen bazı Âyet-i Kerîme ve Hadîs-i Şerîfler.

Allâh-u Teâlâ El-Kehf Sûresinin 50. Âyet-i Kerîmesinde buyuruyor ki:

﴿ وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِ ﴾

Mânâsı: Meleklere, Âdeme secde etmelerini emrettik; secde ettiler, ama İblîs secde etmedi; o cinlerden idi; Rabbinin emrine karşı geldi ve küfre düştü.

Maalesef bazı kimseler câhilliklerinden dolayı bu Âyet-i Kerîme’nin ilk bölümünü okuyup devamını okumadıkları veya anlamadıkları için şeytanın Melek olduğunu iddiâ ediyorlar. Halbuki Âyet’in devamında Meleklerin arasında olan İblîs’in Allâh’ın emrine karşı geldiğini ve onun cinlerden olduğu bildirilmektedir.

Yine Allâh-u Teâlâ El-İsrâ Sûresi’nin 61. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

﴿ وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلآئِكَةِ اسْجُدُواْ لِآدَمَ فَسَجَدُواْ إَلاَّ إِبْلِيسَ قَالَ أَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا ﴾

Mânâsı: Hani Meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde saygı ile eğilin) demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblîs secde etmemiş ve <<Hiç ben, çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim?>> demişti.

Başka bir Âyet-i Kerîme’de ise, Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿ قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلاَّ تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ قَالَ أَنَاْ خَيْرٌ مِّنْهُ خَلَقْتَنِي مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُ مِن طِينٍ ﴾

Mânâsı: Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir? İblîs dedi ki: Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. (El-Arâf 12)

Başka bir Âyet-i Kerîme’de ise Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿ وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ ﴾

Mânâsı: Allâh, cinleri de dumanı olmayan hâlis bir ateş alevinden yarattı. (Er-Rahmân-15)

İmâm Müslim’in rivâyet ettiği Hadîs-i Şerîf’te ise Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor (meâlen): Allâh Melekleri nûrdan, cinleri ateşin alevinden Âdem Peygamberi ise topraktan yarattı.

Meleklerin isyan etmeyeceklerine ve Allâh’ın emirlerine karşı gelmeyeceklerine dâir olan Âyet-i Kerîme’de şöyle buyrulmaktadır:

﴿ لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ﴾

Mânâsı: Allah kendilerine ne emretti ise, ona isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar. (Et-Tahrîm 6)

Melekler aslâ Allâh’a isyân etmez, O’nun emirlerine karşı çıkmazlar. Allâh buyurduki:

﴿ بَلْ عِبَادٌ مُّكْرَمُون َ﴾

Mânâsı: Onlar Allâh’ın mukerrem kullarıdır. (El-Embiyâ 26)

El-Bakarah Sûresinin 34. Âyet-i Kerîmesinde ise Allâh-u Teâlâ şöyle buyurdu:

﴿ إِلاَّ إِبْلِيسَ أَبَى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ ﴾

Anlamı:Ancak İblîs secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirlerden oldu.

Meleklerin hepsi Allâh’ın evliyâ kullarıdır. Cinlerin ise çoğunluğu kâfir, azınlığı Müslümandır. Ayrıca Melekler kesinlikle günâh işlemezler. Şeytan ise beyân edildiği gibi cinlerdendir ve Allâh’ın emrine karşı gelmiş ve küfre düşmüştür. Meleklerin cinsiyeti yoktur. Dişi veya erkek değildirler. Evlenmezler ve çoğalmazlar. Allâh onları bulundukları sûret üzere yaratmıştır. Cinlerin ise cinsiyetleri vardır, dişi veya erkektirler, çoğalırlar. Yukarıdaki Âyet-i Kerîmeler ve Hadîste bildirildiği gibi Melekler nûrdan, cinler ise ateşten yaratılmıştır.

Meleklerin başkanı, en üstünü, en bilgilisi  ise Cebrâil’dir . Âyet-i Kerîmeler’de ve Hadîs-i Şerîfler’de ise onun üstünlüğünden bahsedilmiştir. O, bütün Peygamberlere Allâh’ın emirlerini, vahyi ileten Melektir.

Dolayısıyla şeytan için; bütün Meleklerin en üstünüydü, en bilgilisiydi, hocasıydı inancı dînimize aykırıdır. Bu inanç maalesef Müslümanlar’ın arasına sonradan girmiş isrâîliyat olan uydurmalardandır. Bu inançta olan bir kimse bu bozuk inancından dönüp, İslâm dînine tekrar girme niyetiyle Kelime-i Şehâdet’i söylemesi gerekir. Ancak bir kimse şeytanın bütün Melekler’in hocası değil de Melekler’in başkanlarından olmayan, bazı Melekler’in hocalığını yapıyordu diye inanırsa bu kimse dinden çıkmaz, lâkin ona bunun doğru olmadığı öğretilir. Ayrıca bir kimse şeytanın önceden Melek olduğunu söylerse veya inanırsa burada da hüküm farklıdır. Eğer buna inanan kişi câhilliğinden dolayı daha önce Melekler’in sıfatlarını hiç duymamışsa, Âyet-i Kerîmeler’den haberdar değilse bu gibi kişi de dinden çıkmamıştır. Ancak şeytanın Melek olmadığı, kendisine öğretilir.

Yukarıda beyân edilen Âyet-i Kerîmeler ve Hadîs-i Şerîf delîl olarak bu konuyu açıklamak için yeterlidir. Sonuç olarak Melekler yemez içmez ve uyumazlar cinler yer içerler ve uyurlar; Melekler dişi veya erkek değiller, oysa cinlerin dişisi ve erkeği vardır; Melekler günâh işlemezler ama cinler günâh işlerler. Bunların hepsi İblis’in Melekler’den olmadığına delîldir. Ayrıca İblis Melekler’in hocası, en bilgilisi veya en üstünü de değildi. Allâh rızası için bu uyarıyı etrafınızda yayınız.

Vel hamdulillâhi Rabbil âlemin

Benzer Postlarımız

KADININ SESİNİN HÜKMÜ

dawud | Temmuz 10, 2018 | 0

KADININ SESİNİN HÜKMÜ Dört mezhebe göre kadının sesi haram değildir. İmam Taberânî’nin el-Mu’cemu’l Evsat’ında ve Fethu’l Bârî adlı eserin Nikâh Kitabında (9. Cilt, 225. Sayfa) bildirildi ki: “Sâbit olan bir…

ALLÂH’A ÎMÂN

dawud | Aralık 12, 2017 | 0

Allâh’a Îmân: Allâh’a ve O’nun bildirdiği her şeye teslimiyetle inanmaktır. Mükellefe farz olan ilk şey Allâh’ı tanımaktır, yani Allâh’a yakışan sıfatları bilip, o sıfatlarla vasıflı olduğuna îmân etmek ve O’nu,…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar