Şefaat nedir?

dawud | Aralık 7, 2016 | 1 | Akâid , Anasayfa , Hadis

“Şefaat” Arapça lügatinde; başkasından bir başkası için hayrı istemektir.Istılahta ise; Kıyamet gününde şefaatçilerin, günahkâr olan Müslümanları Cehennem azabından kurtarmak için Allâh’tan af ve mağfiret dilemeleridir.Şefaat hem Kur’ân-ı Kerîm’le hem hadîs-i şerîflerle hem de âlimlerin icması ile sabittir.

 

a-Kur’ân-ıKerîm’de şefaatle alâkalı olan bazı âyetler şöyledir:

 

“El-Bakarah” sûresinin 255. âyetinin manası şöyledir: “O’nun (Allâh’ın) izni olmadan kim şefaat edebilir ki?”

 

“El-Enbiyâ’” sûresinin 28. âyetinin manası şöyledir: “Allâh’ın razı olduklarından başka kimseye şefaat etmezler.”

 

b-Hadîs-i şerîflerde şefaatle alâkalı olan bazı örnekler şöyledir:

 

İmam Hâkim’in rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimizmeâlen şöyle buyuruyor: “Şefaatim, ümmetimin büyük günahkârlarınadır.”

 

İmam Beyhakî ve İmam Darakutnî’nin rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz meâlenşöyle buyuruyor:“Kim kabrimi ziyaret ederse şefaatimi hak etmiştir.” Hadis hafızı İmam Subkî bu hadisin isnadının kuvvetli olduğunu bildirmiştir.

 

İmam Tirmizî ve İmam Müslim’in rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz meâlenşöyle buyuruyor: “Her Peygamberin kendisinden kabul edilen bir duası vardır. Öyle ki her Peygamber bu duasında çabuk davranmıştır (duasını dünya hayatında istemiştir). Ben ise onu Kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için sakladım. O halde ümmetimden şirke düşmemiş bir halde ölen kimse inşâallâh ona nail olacaktır.”

 

İmam Tirmizî ve İmam Ahmed’in rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz meâlenşöyle buyuruyor: “O günde (Ahiret’te) secdeye kapanıp Allâh’a dua ederim. (Cebrail) der ki; ( Yâ Muhammed) iste sana verilsin, şefaat et şefaatin kabul olunsun ve söyle sen işitilensin. Ben de ümmetim ümmetim diyeceğim.”

 

İmam İbn-i Mâceh ve İmam Ahmed’in rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimizmeâlen şöyle buyuruyor: “Bana iki seçenek sunuldu; şefaat mi yoksa ümmetin yarısı Cennet’e girsin mi? Ben de şefaati seçtim, çünkü şefaat daha geniş ve daha kapsamlıdır.”

 

Şefaati inkâr edenlere gelince bu inanç üzerinde kalırlarsa muhakkak ki onlar şefaatten mahrum kalacaklardır. Bu konuda o kadar âyet ve hadis vardır ki, bir yazıya sığdıramayız. Yukarıda zikredilen âyet ve hadisler sadece bir örnektir. Onlar kendilerince El-Müddessirsûresinin 48. âyetine dayanarak bunu iddia ettiler. Bu âyetin manasışudur: “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.” Hâlbuki bu âyet kesinlikle Müslümanlar hakkında değildir, müşrikler hakkındadır. Bu âyetten önce gelen âyetler bunu gösteriyor. İşte o âyetlerin manaları:

42.”Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?”

  1. Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik,
  2. Yoksulu doyurmuyorduk,
  3. (Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,
  4. Ahiret gününü de yalan sayıyorduk,
  5. Sonunda bize ölüm geldi çattı.
  6. Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.”

 

İşte bu âyetlerin müşrikler hakkında olduğu apaçıktır. 46. âyette geçen  “Ahiret gününü de yalan sayıyorduk” ibaresinden de müşrik oldukları bellidir. Çünkü ahiret gününe iman etmeyen, Müslüman değil, müşriktir. Dolayısıyla 48. âyette geçen “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” yani o müşriklere şefaatçiler şefaat etmez. Çünkü şefaat sadece Müslümanlara mahsustur. Kâfirlere Kıyamet gününde şefaat yoktur.

 

“El-Enbiyâ’ ” sûresinin 28. âyetinin manası şöyledir:“Allâh’ın razı olduklarından başka kimseye şefaat etmezler.” Yani sadece mü’minlere şefaat vardır.Yani iman üzere ölenin dışındaki kimseye şefaat etmezler.Allâh’ın izni olmadan kimse şefaat edemez. Kâfirlere ne Peygamberlerden biri ne Melekler ne de başkaları şefaat eder. Hatta Efendimiz Muhammed akrabalarından dahi olsa-tıpkı Ebu Leheb gibi-küfür üzere ölen kimseye şefaat etmez. Aynı şekilde Efendimiz İsâ -aleyhisselâm- kendisine ibadet edenlere şefaat etmez. Aynı şekilde Efendimiz Mûsâ -aleyhisselâm- İsâaleyhisselâmı ve Muhammedaleyhisselâmı yalanlayan Yahudilere şefaat etmez.

 

Allâh Nezdinde Şefaat Edenler

 

Peygamberler, ilmi ile amel eden âlimler, şehitler ve melekler şefaat ederler.Peygamberler yaratılmışların en efdalidirler ve onların da en efdali Efendimiz Muhammed’dir. Peygamberler ümmetlerinden bazı büyük günahları olanlara şefaat ederler. Allâh’a söven; Peygamberlerle, Meleklerle, namazla, oruçla veya şeriatın ahkâmlarıyla alay eden kimseye şefaat etmezler. Çünkü o kişi kâfirdir.

 

Meleklerin kesinlikle günahları yoktur. Allâh’a taat (ibadet) etmekten başka bir şey seçmezler. Allâh nezdinde mükerremdirler. Hepsi mü’min, Müslüman’dırlar. Allâh’a taat eder kesinlikle isyan etmezler. Allâh-u Teâlâ onları, tövbe etmeden ölüp günahları çok olan günahkâr Müslümanlara Ahiret’te şefaatçi kılar.

Aynı şekilde Allâh yolunda şehit düşen Müslüman, kendi ailesinden 70 günahkâr Müslümana şefaat eder.

 

Aynı şekilde ilmiyle amel eden sadık, muttaki âlimler de şefaat ederler.

 

Şefaat İki Kısma Ayrılır

1-Günahkâr Müslümanlar günahlarından dolayı Cehennem’e girmeye müstahak oldukları halde Allâh-u Teâlâ bu şefaat vesilesiyle onları Cehennem’e girdirmez.

 

2-Günahkâr Müslümanlara yapılan şefaat: Onlar Cehennem’e girdikten sonra müstahak oldukları süre dolmadan Cehennem’den çıkarılmalarıdır.

 

Allâh-u Teâlâ Peygamberlerin, Meleklerin,  şehitlerin ve ilmiyle amel eden âlimlerin sadece günahkâr Müslümanlara şefaat etmelerine izin verir ve şefaatlerini kabul eder. Fakat muttaki bir mü’min olursa şefaate ihtiyacı yoktur.

 

İmam Hâkim’in rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz meâlenşöyle buyuruyor: “Şefaatim, ümmetimin büyük günahkârlarınadır.”

 

O günde Allâh Resûlü hiçbir kâfire şefaat etmez. Hatta Allâh’ın Peygamberleri İsâ,  Mûsâ,  İbrâhim, Nûh ve başkaları da hiçbir kâfire şefaat etmezler.

 

            Ey Müslüman Kardeşim!

Kim Allâh’ın Peygamberlerinden herhangi birinin Kıyamet gününde bir kâfire şefaat edeceğine itikad ederse küfre girer, çünkü Kur’ân’ı yalanlamış olur. Aynı şekilde Allâh-u Teâlâ’nınKıyamet gününde bazı Müslümanlara merhamet ettiği gibi kâfirlere de merhamet edeceğine itikad ederse kâfir olur, çünkü Allâh-u Teâlâ Ahiret’te merhametinin sadece Müslümanlara has olacağını bize bildirdi.

 

            En Büyük Şefaat

Şefaat-i Uzme, yani en büyük şefaat, Peygamber Efendimiz Muhammed’e has olarak verilmiştir.

İmam Buharî ve İmam Müslim’in rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz meâlen şöyle buyuruyor: “Kıyamet günü olduğunda insanlar birbirlerine karışırlar. Her ümmetten bazı günahkâr Müslümanlar toplanıp Âdem(Peygamber)’e giderek ‘Bize şefaat et’ derler. Âdem (Peygamber) ‘Ben yapamam, İbrâhim(Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da İbrâhim (Peygamber)’e gidip ondan şefaat isterler. O da ‘Ben yapamam Mûsâ (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da Musâ(Peygamber)’e gider ondan şefaat isterler. O da ‘Ben yapamam İsâ(Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da İsâ (Peygamber)’e gidip ondan şefaat isterler. O da ‘Ben yapamam Muhammed (Peygamber)’e gidiniz’ der. Onlar da Efendimiz Muhammed (Peygamber)’e gidip ondan şefaat isterler. Peygamber Efendimiz Muhammed ‘Ben yaparım’ der.  Hemen secdeye kapanıp Allâh’a dua ederim. (Cebrail) Der ki; ( Yâ Muhammed) İste sana verilsin, şefaat et şefaatin kabul olunsun ve söyle sen işitilensin.  Ben de ümmetim ümmetim diyeceğim.”

 

Bu hadiste geçen Peygamber Efendimizin “ben yaparım” demesi büyük şefaattir.Çünkü her Peygamber sadece kendi ümmetinden olan günahkâr Müslümana dua eder. Ama bu hadiste toplanan grupta her ümmetten insanlar olduğu için bu şefaat yetkisi sadece Peygamber Efendimize verilmiştir. Bundan dolayı diğerPeygamberler ben yapamam demiştir. Hâşâ bazıların iddia ettikleri gibi Âdem Cennetteyken ağaçtan yediği için veya İbrahîm hâşâ yalan söylediği için veyahut Mûsâ adamı öldürdüğü için onların durumu ne olacak diye belli olmadığı için yapamazlar anlamında değildir. Muhakkak ki Peygamberler şüphesiz Cennetliktir. Bütün Peygamberler bunu çok iyi biliyorlar.  Nasıl bizim halimiz ne olacak diye şüphe edecekler? Buradaki mesele şudur; her Peygamber kendi ümmetinden olan günahkâr Müslümana şefaat eder. Burada toplanan grup her ümmetten olduğu için bu şefaat yetkisi sadece Peygamber Efendimize verilmiştir.

 

            Allâh’ım!

Senden bizlere merhamet ve mağfiret etmeni diliyoruz. Kalplerimizi iman üzerine sabit kıl ve Peygamber Efendimizin bizlere şefaat etmesini nasip eyle. Bizleri  “Lâ İlâhe İllallâh Muhammeden Resûlullâh” kelimesi üzerine ölenlerden eyle.

 

Benzer Postlarımız

KADININ SESİNİN HÜKMÜ

dawud | Temmuz 10, 2018 | 0

KADININ SESİNİN HÜKMÜ Dört mezhebe göre kadının sesi haram değildir. İmam Taberânî’nin el-Mu’cemu’l Evsat’ında ve Fethu’l Bârî adlı eserin Nikâh Kitabında (9. Cilt, 225. Sayfa) bildirildi ki: “Sâbit olan bir…

1 thought on “Şefaat nedir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar