Blog

Peygamber Efendimiz’in İsimleri

Bilinmelidir ki kutlu Peygamberin çokça isimleri vardır. Bunlardan 30 tanesini sıralayıp ele alalım.

Peygamberimiz bir hadiste meâlen şöyle buyurmuştur: “Benim beş tane ismim vardır.” (İmam Buharî)

Bu hadisten sadece beş tane ismi vardır anlamı çıkmaz. Nitekim burada beyan edilen, has olan isimlerinin beş tane olduğudur. Çünkü bu isimlerle bir başkası isimlendirilmemiştir. Ya da bu isimler yüceltilmiş olan isimlerdir. Bazı âlimlere göre ise, geçmiş ümmetlerde çokça meşhur olan isimlerdir. Kısacası buradaki kasıt, Efendimizin isimlerini beşle sınırlamak değildir.

İlk olarak en meşhur olan ismiyle, yani  مُحَمَّدٌ (Muhammed) ile başlayalım. Bu isim, Peygamberimizin en şerefli ismidir. Çünkü bu isim, çokça övülen ve methedilen anlamına gelir. Peygamberimiz bu isimle isimlendirildi. Oysaki bu isim, o zamana kadar Araplar arasında çokça alışılmış bir isim değildi.

İmam El-Kadi İyad şöyle buyurmaktadır: “Yüce Allâh, bu ismi kutlu Peygamberden başka bir Peygambere (bu kadar gönderilmiş Peygamber olmasına rağmen) nasip etmemiştir. Onun zamanındaki bazı kâhinler, Muhammed adındaki bir Peygamberin bu zamanda zuhur edeceğini söyleyince bazı insanlar doğan çocuklarına bu ismi vermişlerdir. Bunların sayısı da altıdır.” Fakat İmam İbn-i Hacar Askalâni bu kişilerin sayılarının on beş olduğunu savunmuştur. Bu ismi de Peygamberimize koyan, dedesi Abdulmuttalib’tir. Dedesine “Neden atalarının isimlendirmediği bir isimle isimlendirdin torununu?” diye sorulduğunda, dedesi de şu cevabı verir: “Ben, Onu bu isimle isimlendirdim ki yeryüzünün ve gökyüzünün ehli Onu methedip övsünler.”

Efendimizin ikinci ismi de أحمد (Ahmed)’dir. Bu isim de Peygamberimizin ikinci ve en faziletli isimlerindendir. Manası da methedilenlerin en çok methedilenidir.

Efendimizin üçüncü ismi ise الحَاشِرُ (El Hêşir)’dir, manası ise ilk haşredilecek olandır. Çünkü ilk olarak Efendimizin kabri yarılıp, ilk olarak O haşrolacaktır.

Efendimizin dördüncü ismi ise العَاقِبُ (El-Âkib)’dir. Manası ise “Peygamberlerin sonuncusu” yani Ondan sonra Peygamber gelmeyecek olan kişidir.

Efendimizin beşinci ismi ise المَاحِي  (El-Mâhî)’dir. İmam Buharî’nin rivâyetinde geçen hadîsi şerîfte meâlen şöyle geçmektedir: “Yüce Allâh benimle küfür ehlini silecektir.” Buradaki kasıt; küfrün çoğunu silecektir. Çünkü küfür bütün ülkelerden silinmemiştir. Ya da küfür yavaş yavaş izale edilecektir ta ki Îsâ Peygamber yeryüzüne ininceye kadar… Çünkü Îsâ Peygamberin gelmesiyle yeryüzünden cizye kaldırılacak ve İslâm’ı kabul etmeyenlere savaş açılacaktır.

Efendimizin altıncı ismi ise الهَدِي  (El-Hediy)’dir. Manası ise “doğru yola (Allâh’ın izni ile) açık ve güçlü delillerle hidâyet eden”dir. Buna delil olarak Eş-Şûrâ sûresinin 52. âyetinin manası şöyledir:  “Sen elbette ki hidâyet edensin.”

Efendimizin yedinci ismi ise نَبِيُّ الرَّحْمَةِ  (Nebiyyurahmeh)’dir. Manası ise “Rahmet Peygamberi”dir. İmam Müslim’in rivâyet ettiğine göre ise “Ümmetinde birbirlerine rahmeti öneren Peygamberdir” diye vârid olmuştur.

Efendimizin sekizinci ismi ise نَبِيُّ التَوْبَةِ    (Nebiyyuttevbeh)’dir. Manası ise “Allâh’tan kulların tevbelerini kabul buyuracağını, kullara haber veren” anlamına gelir. Tabi ki buradaki tevbeden kasıt şartları yerine getirilmiş tevbedir. Başka âlimler ise “tevbeyi emreden” anlamındadır demişlerdir. Başka âlimler ise “çokça tevbe eden, Allâh’a sığınan” anlamına gelir demişlerdir.

Efendimizin dokuzuncu ismi ise نَبِيُّ المَلْحَمَةِ (Nebiyyulmelhemeh) dir. Bu ismi rivâyet eden İmam Müslim’dir. Manası ise “harb”dır. Efendimizin bu isimle isimlendirilme sebebi ise cihadı sevmesidir.

Efendimizin onuncu ismi ise نَبِيُّ المَرْحَمَةِ   (Nebiyyulmerhameh)’dir. Manası ise ‘Merhamet Peygamberi’ dir.

Efendimizin on birinci ismi ise طه   (Tahe)’dir. Bazı müfessirler, “hidâyet veren” ve “tahir, temiz ve pak olan” anlamına geldiğini savunmuşlardır. Bunu savunan âlimlerden birisi de El-Kadi İyad’ın Eş-Şifa adlı kitabında naklettiğine göre İmam Es-Sulemiy’ dir.

Efendimizin on ikinci ismi ise يس (Yasin)’dir. İmam Es-Sulemiy’nin bazı müfessirlerden naklettiğine göre manası “Ey Efendi”dir.

Efendimizin on üçüncü ismi ise  الرَّسُول  (Er-Rasûl)’dur. Manası ise İbn-i Saîd’in Mücahit’ten rivâyet ettiğine göre “Rahmet elçisi” dir.

Efendimizin on dördüncü ismi iseعَبْدُ اللهِ  (Abdullâh)’tır. Kullukla vasıflanmak, en şerefli vasıftır. El-Cin sûresinin 19. âyetinin manası şöyledir: “Allâh’ın kulu, onu davet etmeye kalkınca…” Bu âyette ‘Abdullâh’ diye Peygamberimizden bahsedilmektedir.

Efendimizin on beşinci ismi ise  المُتَوَكِّلُ (El-Mutevekkilu)’dur. Manası ise “bütün işlerinde Allâh’a tevekkül eden”dir.

Efendimizin on altıncı ismi ise  النَّبِيُّ الأُمِّيُّ (Ennebiyyulummiy)’dir. Manası ise “okuması ve yazması olmayan” dır. Tabi ki bu da Peygamberimiz hakkında mucize, başkası hakkında ise acizliktir.

Efendimizin on yedinci ve on sekizinci ismi iseالرَّؤُوفُ الرَّحِيم   (Er-Raûf Er-Rahîm)’dir. Et-Tevbeh sûresinin 128. âyetinin manası şöyledir: “O (Muhammed) mü’minleri çokça düşünen ve onlara şefkatli ve çok merhametli olandır.”

Efendimizin on dokuzuncu ismi ise الشَّاهِدُ  (Eş-Şâhid)’dir. Manası ise “Kıyamet gününde diğer Peygamberlere tebliğ vazifelerini yaptıklarına dair şahitlik yapacak olan” dır. Ayrıca kendi ümmetine de tebliğ edildiğine dair şahitlik yapandır. En-Nisâ’ sûresinin 41. âyetinin manası şöyledir:  “Seni de onların başına şahit getirdiğimiz vakit…”

Efendimizin yirminci ismi ise المُبَشِّرُ (El-Mubeşşir)’dir. Manası ise “bu dünyada ve Ahiret’te Müslümanlara güzellikleri müjdeleyen” dir.

Efendimizin yirmi birinci ismi ise المُنْذِرُ (El-Münzir)’dir. Manası ise “Kâfirleri bu dünyada iken uyaran ve Ahiret’te ise ‘yaptıklarınıza karşılık budur’ diyen” anlamındadır.

Efendimizin yirmi ikinci ve yirmi üçüncü ismi ise السِرَاجُ المُنِيرُ  (Es-Sirac ve El-Munîr)’dir. Peygamberimiz bu isimlerle isimlendirildi çünkü gelmesiyle birlikte küfrün gölgesi açılıverdi. Tıpkı gecenin karanlığının ışıldakla aydınlanması gibi… Efendimizin gelmesiyle birlikte gözler aydınlandı, bir ışıldağın zifiri karanlıkta yol almaya çalışan bir kimsenin yolunu aydınlatması gibi.

Efendimizin yirmi dördüncü ve yirmi beşinci ismi ise المُزَّمِّل  المُدَّثِّرُ   (El-Muzzemmil ve El-Muddessir)’dir. El-Muzzemmil’in manası “elbiselerine sarılarak uyuyan” dır. Bir gece Efendimiz elbiselerine sarılmış bir şekilde uyurken El-Muzzemmil sûresi inmiştir. El-Muzzemmil sûresinin 1. âyetinin manası şöyledir: “Ey elbiselerine sarılarak uyuyan, kalk namaza dur.”

El-Muddessir’in manası ise elbiseleri ile örtülmüş olan demektir. İmam Ahmed’in Câbir’den rivâyet ettiğine göre Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifte meâlen şöyle buyuruyor:  “Hira mağarasında iken ‘Ey Muhammed! Sen Allâh’ın Rasûlü’sün’ diye bir ses işittim. Sağıma ve soluma baktım bir şey göremedim. Daha sonra yukarıya doğru baktım ve Cebrail’in, yer ile gök arasında bir tahtın üzerinde oturduğunu gördüm. Ürktüm ve Hatice’nin yanına gittim ve dedim ki üzerimi örtün, üzerimi örtün!” Hatice validemiz de Peygamber Efendimizin üzerini örtmüştür. Daha sonra Cebrail gelip “Ey elbiseleriyle örtünen” manasındaki âyeti okumuştur.

Efendimizin yirmi altıncı ismi ise الدَّاعِي (Ed-Dêîiy)’dir. Manası ise “Allâh’ın yoluna Allâh’ın izni ile davet eden” anlamındadır. El-Ahzâb sûresinin 46. âyetinin manası şöyledir: “Allâh’ın yoluna Allâh’ın izni ile davet eden.”

Efendimizin yirmi yedinci ismi ise المُذَكِّرُ  (El-Muzekkir)’dir. Manası ise “hatırlatıcı ve uyarıcı” dır. Buna dair delil olarak; El-Ğâşiyeh sûresinin 21. âyetinin manası şöyledir:  “(Ya Muhammed) Sen muhakkak ki öğüt vericisin.”

Efendimizin yirmi sekizinci ismi ise نَبِيُّ الرَّحْمَةِ   (Nebiyyurrahmeti)’dir. Manası ise “insanlara ve cinlere rahmet olarak gönderilen” dir.

Efendimizin yirmi dokuzuncu ismi ise نِعْمَةُ اللهِ  (Ni’metullâhi)’dir. Manası ise “Ona iman edenlere dünyada ve ahirette nimet”tir.

Bilinmelidir ki Efendimizin isimleri bunlarla sınırlı değildir. Yukarıda zikredilen isimler sadece birkaçıdır. Çünkü Efendimizin isimlerinin sayısı bazı âlimlere göre altmış yedi tanedir. Bazı âlimlere göre ise doksan dokuz tanedir. Âlimlerden olan İmam İbn-i Dihye’ye göre ise üçyüz tanedir ve başka rivâyetler de vardır, ta ki iki bin tane isme ulaşıncaya kadar.

Faydalı bir bilgi: Hafız İbn-i Hacer Askalanî’nin bazı hocalarından naklettiğine göre: “Efendimizin birçok ismi olsa da, Efendimize ‘Yâ Rasûlallâh’ diye hitap edilmesi daha uygundur” demiştir.

Allâh en iyi bilendir.

Related Posts

You may like these post too

EN FAZÎLETLİ AMEL

Mekke’nin Fethi

Bir Cevap Yazın

it's easy to post a comment