ORUÇLA İLGİLİ, DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

dawud | Nisan 17, 2020 | 0 | Fıkıh

1. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Bir kimsenin, akşam vakti girdikten ve ertesi günün orucu için niyet ettikten sonra bir şey yemesi veya içmesi câiz değildir.”

Doğrusu: Bir kimse iftardan sonra bir sonraki günün orucuna niyet etse dahi, imsak vaktine kadar bir şey yemesi, içmesi ve hanımıyla cinsî münâsebette bulunması harâm değildir.

2. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Her kim gün boyu uyursa orucu sahîh (geçerli) olmaz.”

Doğrusu: Kişi imsak vaktinden önce niyet edip gün boyu uyusa dahi, orucu geçerli olur. Farz namazlarını kılmak için uyanamaz veya uyandırılmaz ise günâhı yoktur. Çünkü uyuyan kişinin üzerinden günâh kalemi kaldırılmıştır. Peygamber Efendimiz ﷺ Hadîs-i Şerîf’te buyuruyor ki:

رُفِعَ‭ ‬الْقَلَمُ‭ ‬عَنْ‭ ‬ثَلاَثٍ‭: ‬عَنِ‭ ‬النَّائِمِ‭ ‬حَتَّى‭ ‬يَسْتَيْقِظَ‭ ‬وَعَنِ
الصَّبِيِّ‭ ‬حَتَّى‭ ‬يَحْتَلِمَ‭ ‬وَعَنِ‭ ‬الْمَجْنُونِ‭ ‬حَتَّى‭ ‬يَعْقِلُ

Anlamı: “Kalem üç sınıf üzerinden kaldırılmıştır. 

Bunlar:

Uyuyan, uyanana kadar.

Çocuk, buluğa erene kadar.

Deli olan, delilikten şifa bulana kadar.”

Yani kalem bu üç sınıf insana günâh yazmaz.

3.Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Ramadân ayında evlenmek harâmdır veya mekrûhtur.

Doğrusu: Kişi Ramadân ayında nikâh akdini yapıp, orucun şartlarına dikkat ederse, yani eşiyle iftar ile imsak vakti arasında cinsî münâsebette bulunursa bu câizdir. İki bayram arasında evlenmek de câizdir, harâm değildir.

4. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Ramadân ayının orucuna astronomi hesaplarına veya diğer hesaplamalara dayanılarak başlanılabilir.”

Doğrusu: Ramadân ayının başlangıcı ancak ve ancak hilâlin görülmesiyle tespit edilir.

Allâh-u Teâlâ El Bakarah Sûresi’nin 185. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyurmuştur:

﴿‭ ‬فَمَنْ‭ ‬شَهِدَ‭ ‬مِنْكُمُ‭ ‬الشَّهْرَ‭ ‬فَلْيَصُمْه‭ ‬﴾

Mânâsı: “Sizden hilâli gören orucunu tutsun!”

Peygamber Efendimiz ﷺ Hadîs-i Şerîf’te buyurdu ki:

صُومُوا‭ ‬لِرُؤْيَتِهِ‭ ‬،‭ ‬وَأَفْطِرُوا‭ ‬لِرُؤيَتِهِ‭  ‬

Anlamı: “Hilâlı görünce oruca başlayınız ve hilâli tekrar görünce bayram yapınız.”

Bu, Ehl-i Sünnet akîdesidir. Bu asırda buna itiraz edenlere itibar edilmez.

5. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki:  “Gıybet yapmak orucu bozar.”

Doğrusu: Şüphesiz gıybet yapmak harâmdır. Aynı zamanda orucun sevâbını azaltır veya hepsini götürür ama orucu bozan hâllerden değildir.

İmâm Ahmed Bin Hanbel buyurdu ki:  “Eğer gıybet orucu bozuyor olsaydı, çok az insanın orucu geçerli olurdu.”

6. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Zekât sadece Ramadân ayında verilir.”

Doğrusu: Kişinin malı nisâb miktarına ulaşmış ve üzerinden bir hicrî yıl geçmiş ise, hangi ay olursa olsun, bu kişinin zekât vermesi farzdır. Zekât vermeyi, mâzeret olmaksızın geciktirmek harâmdır.

7. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Kişi namaz kılmaz ise orucu geçerli olmaz.”

Doğrusu: Bu söz dînimize aykırıdır. Kişi orucu bozan hâllerden (bir şey yemek içmek, cinsî münâsebette bulunmak, riddeye düşmek gibi) birine düşmedikçe orucu geçerlidir. Fakat  kişi namaz kılmıyorsa, büyük günâha düşer. Ancak bu, orucun geçerli olmasına engel değildir. Hattâ bazı insanlar dışarıda başını örtmeden gezen bayanlar için: “Namaz kılsa bile namazı geçerli değildir.” diyorlar. Bu sözün dînimizde yeri yoktur ve hiçbir Müslüman âlim bu sözü söylememiştir. Ancak bilinmelidir ki bir bayanın örtünmesi farzdır. Örtünmemesi ise harâmdır.

8. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki: “Gül koklamak orucu bozar.”

Doğrusu: Gül veya başka kokuyu koklamak orucu bozmaz. Ancak açık menfezlerden, hacmi olan bir şey mideye veya beyne girerse orucu bozar.

9. Yanlış Söz

Diyorlar ki: “Bazı insanlar gece yarısı olmadan yemek yiyip yatarlar ve biz sahur yaptık derler.”

Doğrusu: Gece yarısından sonra yenen yemek sahur sayılır. Gece yarısından sonra, imsak vaktine kadar bir yudum su içmek dahi sahurun bereketini almak için yeterlidir.

10. Yanlış Söz:

Deniliyor ki: “Vitir namazını kıldıktan sonra nâfile namaz veya başka namaz kılınmaz.”

Doğrusu: Gece, vitir namazının ardından kılınan nâfile, kazâ veya başka bir namaz ile sonlandırılabilir. Bundan dolayı bu sözleri söylemek yanlıştır. Ancak bir gecede iki vitir namazı kılınmaz.

11. Yanlış Söz:

Deniliyor ki: “Ağız suyunu (tükürük) yutmak orucu bozar.”

Doğrusu: Doğal ağız suyunu yutmak orucu bozmaz.

Herhangi bir şeyle karışmamış ağız suyunun orucu bozduğuna hükmetmek Dînimize aykırıdır. Çünkü bu hükmü vermekle, oruçluya zorluk ve meşakkat yüklenmiş olur. Bazı insanların devamlı tükürdüğünü görürüz. Kendilerince bunu oruçları bozulmasın diye yapıyorlar. Oysa bu, onların câhilliğinden kaynaklanmaktadır.

12. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Diş çektirmek orucu bozar.”

Doğrusu: Diş çektirmek orucu bozmaz. Ancak az da olsa bilerek kan yutulursa oruç bozulur; istemeden, yani irâde dışı yutulursa, oruç bozulmaz.

13. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Sadece ezana dayanarak oruç açılmalı ve imsak edilmeli.” Birçok insan sadece ezan sesini takip ederek oruca başlıyor veya orucunu açıyor.

Doğrusu: Oruca başlamak veya orucunu açmak isteyen kimsenin sadece herhangi bir müezzinin sesini, televizyon veya radyodan ezanı duyması yeterli değildir. Çünkü akşam vaktinin ve imsak vaktinin alâmetleri vardır. Bunları takip etmek gerekir. Ancak sesini duyduğu müezzin takvâ sahiplerinden ise ve duyduğu sesin, onun sesi olduğundan emin ise, ona itimat edebilir. Ne yazık ki bu zamanda birçok müezzin, namaz vakitlerinin alâmetlerine dikkat etmemekte, bazıları vakit girmeden önce ezan okumaktadırlar. Aynı durum bazı televizyon ve radyolarda da söz konusudur. Peygamber Efendimiz’e ﷺ tâbi olmak isteyen kimsenin, namaz vakitlerinin girdiğinden tam emin olması gerekir. Bazıları diyebilir ki: “Orucu açmada acele etmek sünnet değil midir?” Onlara denilir ki: “Vaktin girdiğinden emin olduktan sonra orucu açmakta acele etmek sünnettir; vakit girmeden önce değil.”

14. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Ramadân ayında kişinin geceleyin hanımıyla cinsî münâsebette bulunması harâmdır.”

Doğrusu: Oruçluyken cinsî münâsebette bulunmak harâmdır. Kişi iftar vaktinden sonra, imsak vaktine kadar yiyip içebilir, helâl olan cinsî münâsebette de bulunabilir.

Allâh-u Teâlâ El-Bakarah Sûresi’nin 187. Âyet-i
Kerîmesi’nde buyuruyor ki:

﴾‭ ‬اُحِلَّ‭ ‬لَكُمْ‭ ‬لَيْلَةَ‭ ‬الصِّيَامِ‭ ‬الرَّفَثُ‭ ‬اِلٰى‭ ‬نِسَائِكُمْ‭ ‬﴿

Manâsı:Oruç gecesinde kadınlarınızla birlikte olmanız size helâl kılındı.”

15. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Oruçluyken rahatlamak için yıkanmak ve yüzmek harâmdır.”

Doğrusu:  Oruçluyken banyo yapmak veya yüzmek, sıcak mevsimlerde öğleden sonra serinlemek için bile olsa, açık olan menfezlerden karna bir şey girmemesi şartıyla harâm değildir. Açık menfezlerden karna, hacimli bir şeyin girmesi orucu bozar.

16. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Cünüpken oruç tutulması câiz değildir.”

Doğrusu: Kişi Ramadân ayı boyunca cünüp kalsa dahi orucuna zararı olmaz ama farz namazları terk ettiği için çok büyük günâha düşer. “Sahîh”te vârid oldu ki; Peygamber
Efendimiz ﷺ bazen fecirde (eşiyle cinsî münâsebette bulunduğundan ötürü) cünüp olarak kalkar, yıkanır, sabah namazını kılar ve orucuna da devam ederdi.

17. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: “Kişi oruçlu iken uykusunda ihtilam olursa orucu bozulur.”

Doğrusu: Kişi oruçlu iken uyur ve uykuda iken ihtilam olursa orucu bozulmaz.

18. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: Peygamber Efendimiz ﷺ dedi ki: “Beş şey orucu bozar: Bunlar harâm olan bakış, yalan söylemek, gıybet etmek, koğuculuk yapmak ve öpmek.”

Doğrusu: Bu söz Efendimiz’e ﷺ atılan bir iftirâdır.  Kesinlikle hiçbir muhaddis böyle bir söz nakletmemiştir.

Hadîs Hafızı İbnu’l Cevzî buyurdu ki: “Bu Hadîs mevzûdur.”

Ancak bunlardan bazıları, örneğin koğuculuk yapmak orucun sevâbını götürür. Koğuculuk: İki Müslüman’ın arasını bozmak için birisinin sözünü diğerine taşımaktır.

19. Yanlış Söz:

Diyorlar ki: Peygamber Efendimiz dedi ki sizin bayram gününüz oruç gününüzdür.

Doğrusu: Böyle bir Hadîs yoktur. Bayram günü oruç tutmak harâmdır.

20. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki: “Bazıbayanlar, oruçlarının bozulacağını sandıkları için torunlarını öpmüyor.”

Doğrusu: Bayanların, torunlarını veya mahremleri olan başka birilerini öpmeleri oruçlarını bozmaz.

Mahremi olmayan birini öpmek harâmdır. Ancak meni gelmedikçe oruç bozulmaz.

21. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki: “Erkek isterse, hanımı onun gönlünü hoş tutmak için oruçlu iken bile onunla ilişkiye girebilir.”

Doğrusu: Âlimler buyurdular ki: Ramadân orucunu tutarken, oruçlu olduğunu bile bile ve ölüm tehdidi altında olmadan cinsel ilişkiye girenin orucu bozulur ve bu kimse büyük günâha düşmüş olur. Bunu yapan kimsenin derhal tövbe edip, bayramdan sonra  o günün kazâsını ve de bunun yanı sıra keffâretini yerine getirmesi gerekir.

22. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki: “Sahurda müezzin sabah ezanını bitirinceye kadar yemek yenilebilir.”

Doğrusu: Vakit girdiğinde ezanın okunmaya başladığı an itibariyle yani o anda yemek yiyenin veya su içenin orucu bozulmuş olur.

23. Yanlış Söz: 

Diyorlar ki: “Sigara ve nargile orucu bozmaz.”

Doğrusu: Sigara ve nargile orucu bozar, çünkü içindeki nikotin ve başka maddeler kişinin bedenine girer.

Sonuç olarak din ilmi âlimlerden öğrenilir. İbn-u Sîrîn’in buyurduğu gibi: “Bu ilim din ilmidir, dîninizi kimden öğreneceğinize dikkat edin.” Bir kimse evine bir eşya almak istediğinde birçok yeri araştırıp en iyisini, en güzelini, en uygun olanını bulmaya çalışır. Aynı şekilde hasta olan bir kimse onu en iyi şekilde tedavi edecek doktoru bulmaya çalışır. Hatta çok uzak ve maliyetli olsa bile bu doktora ulaşmaya çalışır. Sonu olmayan ebedî hayâtta kurtuluşa sebep olan din ilmi bunlardan daha önemlidir. Dolayısıyla bu ilmin kimden öğrenileceğine çok dikkat edilmelidir.

Allâh’ım bizlere din ilmini, ehil olan kimselerden almayı nasip eyle. Bu ilimle kalbimizi, kabrimizi ve Âhiret’imizi nûrlandır…

وَالْحَمْدُ‭ ‬للهِ‭ ‬رَبِّ‭ ‬الْعَالَمِينَ

Benzer Postlarımız

RAMADÂN AYININ BEREKETİ

dawud | Nisan 17, 2020 | 0

Mübârek Ramadân ayı orucunu tutmak büyük bir ibâdettir. Sevâbının ne kadar olduğunu Allâh’tan başka kimse bilmez. Bu ibâdete, belirli özellikler verilmiştir. Bunlardan biri, İmâm Buhârî’nin rivâyet ettiği şu Hadîs-i Kudsî’dir.…

FİTRE ZEKÂTI

dawud | Nisan 17, 2020 | 0

Her hür Müslüman’ın; borcundan, giyiminden, barınacağı yerden, evi için gerekli olan eşyalardan, atından, hizmet için olan kölelerinden ve ailesi için gerekli olan ihtiyaçlardan, zekât nisâbından fazla malı olup, Ramadân bayramının…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar