İSRÂ’

dawud | Mart 23, 2020 | 0 | Akâid

Allâh-u Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

‭ ‬﴿‭ ‬سُبْحَانَ‭ ‬الَّذٖى‭ ‬اَسْرٰى‭ ‬بِعَبْدِهٖ‭ ‬لَيْلًا‭ ‬مِنَ‭ ‬الْمَسْجِدِ‭ ‬الْحَرَامِ‭ ‬اِلَى‭ ‬الْمَسْجِدِ‭ ‬الْاَقْصَا‭ ‬الَّذٖى‭ ‬بَارَكْنَا‭ ‬حَوْلَهُ‭ ‬لِنُرِيَهُ‭ ‬مِنْ‭ ‬اٰيَاتِنَا‭ ‬اِنَّهُ‭ ‬هُوَالسَّمٖيعُ‭ ‬الْبَصٖيرُ‭ ‬﴾ُ

 (El-İsrâ’ Sûresi 1)

Anlamı: “Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allâh-u Teâlâ, kendisine Âyetlerinden bir kısmını göstermek için kulunu (Muhammed’i) gecenin bir kısmında, Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübârek kıldığı Mescid-i Aksâ’ya götürdü. O (Allâh), şüphesiz ki işiten ve görendir.”

İsrâ’ mu’cizesi Kur’ân-ı Kerîm’de ve sahîh olan Hadîs-i Şerîfler’de sâbittir. Allâh-u Teâlâ’nın, Peygamber Efendimiz’i gecenin bir bölümünde Mekke-i Mükerreme’den Mescid-i Aksâ’ya götürdüğüne îmân etmek farzdır. Hak Ehli, Ehl-i Selef, Ehl-i Halef, muhaddisler, kelâm âlimleri, tefsîr âlimleri ve fukahâlar, İsrâ’ mu’cizesinin beden ve rûhla, uyanık halde gerçekleştiği hususunda icmâ (görüş birliği) ettiler. Doğru olan da budur. Bu görüş, İbn-i Abbâs, Câbir, Enes, Ömer, Huzeyfe ve diğer sahâbelerin, İmâm Ebû Hanîfe, İmâm Şâfiî ve diğer mezhep imâmlarının ve İmâm Taberânî ve diğer müfessirlerin (Radiyallâhu anhum ecmaîn) görüşleridir. 

İsrâ’ hakkında açık bir Âyet-i Kerîme olduğu için görüşler arasında ihtilaf yoktur. Bundan dolayıdır ki âlimler: “Her kim İsrâ’ mu’cizesini (bilerek) inkâr ederse, Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlamış olur ve her kim Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlarsa, muhakkak ki küfre düşer (İslâm’dan çıkar).” demişlerdir. 

Peygamber Efendimiz, Mekke-i Mükerreme’deki Mescid-i Harâm’dan ve Ümmi Hâni’nin evinden ayrılmadan önce göğsü açılıp kalbi hikmet ve îmân ile doldurulmuştur.

Tenbîh: Peygamber Efendimiz’in göğsünün açılıp kalbinin yıkanmasıyla ilgili İbn-i Hacer Askalânî, “Fethu’l Bâri Şerh Sahîhi Buhârî” adlı kitabının 7.cilt 205.sayfasında şöyle bildiriyor. Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem’in göğsü 3 defa açılmıştır. İlk olarak çocukken göğsü açılıp, en mükemmel şekilde büyüsün diye kalbi yıkanmıştır. İkinci kez, güçlü bir kalp ile vahiy alabilmesi için göğsü açılıp kalbi yıkanmıştır. Üçüncü kez ise, göğsü açılıp kalbi hikmet ve îmân ile doldurulmuştur. Îmân ile doldurulmasından maksat; Mi’râc’da, Allâh-u Teâlâ’nın, hiçbir şeye benzemeyen ezelî ve ebedî olan Kelâmını işitmesi ve ulvî âlemdeki harikulâde (olağanüstü) olayları seyretmesi için kalbinin hazırlanmış olmasıdır.

İmâm Müslim’in rivâyet ettiğine göre; Enes Bin Mâlik şöyle diyordu: “Ebû Zer bize, Peygamber Efendimiz’in şöyle dediğini söyledi: <Mekke’de evimin tavanı açıldı. Cebrâil Aleyhisselâm oradan içeri girdi. Göğsümü açıp onu zemzem suyuyla yıkadıktan sonra, içi îmân ve hikmet dolu altından yapılmış bir kapla geldi ve göğsüme boşaltıp kapattı.>

İmâm Beyhakî, Şeddâd Bin Evs’ten rivâyet ettiğine göre şöyle diyor: “Dedik ki: ‘Ey Allâh’ın Rasûlü! İsrâ’ nasıl gerçekleşti?’ Allâh’ın Rasûlü şöyle dedi: ‘Gece namazını ashâbıma kıldırdıktan sonra Cebrâil Aleyhisselâm, yanında eşekten büyük katırdan küçük beyaz bir binekle (bu hayvanın adı Burak’tır) geldi ve bana:

– ‘Bininiz’ dedi. 

Hayvan sevincinden hareketlendi. Cebrâil Aleyhisselâm hayvanı durdurarak, beni üzerine bindirdi. Beraberce oradan ayrıldık. Bu hayvan, gözünün gördüğü son yere kadar adımını atıyordu. Hurma ağaçlarının olduğu bir yere vardık. Cebrâil Aleyhisselâm beni indirdi ve:

– ‘Burada Namaz kılınız’ dedi.

Ben de namaz kıldım. Tekrar bindik. Bana dedi ki:

– ‘Nerede namaz kıldığınızı biliyor musunuz?’

– ‘Allâh bilir’ dedim.

– ‘Yesrip’te (Medîne’de) namaz kıldık’ dedi. Oradan ayrıldık. 

Tekrar o havyan, gözünün gördüğü son yere kadar adımını atıyordu. Tâ ki bir yere vardık ve Cebrâil Aleyhisselâm bana:

– ‘İniniz ve namaz kılınız’ dedi. 

Ben de inip, namaz kıldım. Tekrar bindik. Bana dedi ki:

– ‘Nerede namaz kıldığınızı biliyor musunuz? 

– ‘Allâh bilir.’ dedim. 

– ‘Mûsâ Aleyhisselâm’ın, Allâh’ın Kelâmını işittiği Tûr-i Sînâ Dağı’nda namaz kıldınız’ dedi. Tûr-i Sînâ Dağı; Mûsâ Aleyhisselâm’ın, Allâh’ın ezelî ve ebedî olan, sesle, harfle ve lügatle olmayan, hiçbir şeye benzemeyen Kelâm’ını işittiği yerdir.

Burak adındaki o hayvan, gözünün gördüğü son yere kadar adımını atıyordu. Tâ ki köşklerin göründüğü bir yere vardık. Cebrâil Aleyhisselâm bana:

– ‘İniniz ve namaz kılınız’ dedi.

 Ben de inip, namaz kıldım. Tekrar bindik. Bana dedi ki:

– ‘Nerede namaz kıldığınızı biliyor musunuz?’ 

– ‘Allâh bilir’ dedim. 

– ‘Şuayb Peygamberin şehri olan Medyen’de namaz kıldınız’ dedi. 

Tekrar, Burak adındaki o hayvan gözünün gördüğü son yere kadar adımını atıyordu. Tâ ki köşklerin göründüğü bir yere vardık. Cebrâil Aleyhisselâm, bana:

– ‘İniniz ve namaz kılınız’ dedi.

Ben de inip, namaz kıldım. Tekrar bindik. Bana dedi ki:

– ‘Nerede namaz kıldığınızı biliyor musunuz?’ 

– ‘Allâh bilir’ dedim. 

– ‘Meryem Aleyhesselâmın oğlu Îsâ Aleyhisselâm’ın doğduğu Beyt-u Lehm’de namaz kıldınız’ dedi. 

Tekrar yolumuza devam ettik, tâ ki Kudüs şehrinin, Yemâni kapısından girene kadar. Cebrâil Aleyhisselâm, mescidin kıble tarafına gitti ve bineği oraya bağladı. Güneş’in ve Ay’ın ışıklarının geçtiği bir kapıdan içeri girip, Allâh’ın dilediği yerde namaz kıldım.” 

Allâh-u Teâlâ, o gecede Âdem Peygamberimizi ve ondan sonra gelen bütün Peygamberleri Beytu’l Makdis’te topladı. Peygamber Efendimiz onlara imâm olarak iki rek’at (rekât) sünnet namazı kıldırdı. 

İmâm Nesâî’nin rivâyet ettiği bir Hadîs-i Şerîf’te Peygamber Efendimiz meâlen şöyle buyuruyor: “Sonra Beytu’l Makdis’e girdim. Bütün Peygamberler orada toplanmıştı. Cebrâil Aleyhisselâm, beni imâmlık yapmam için öne götürdü ve bütün Peygamberlere iki rekât sünnet namazı kıldırdım. Daha sonra Cebrâil Aleyhisselâm ile beraber semâya yükseldik.”

Benzer Postlarımız

İSTİNCA

dawud | Eylül 3, 2020 | 0

Ön veya arka avretten yaş olarak çıkan her şeyden, arınıncaya kadar suyla temizlenmek sünnet-i müekkede’dir.Ayrıca taş veya topaklanmış (dağılmayan) sert toprakla ya da bunların yerini tutan; sökücü ve tahir bir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar