EBUBEKİR SIDDIK KİMDİR?

dawud | Mart 25, 2017 | 0 | Anasayfa , Siyer

Ebû Bekir Sıddık
Adı Abdullâh Bin Ebu Kuhâfe’dir. M.573’te Mekke’de doğmuştur. Teymoğulları kabilesindendir. Babası Ebû Kuhâfe Osman Bin Âmir, annesi Ummu’l-Hayr Selma’dır. Peygamberlerden sonra yeryüzünde en faziletli kişidir.
Beyaz tenliydi. Şişman değildi. Yüzü çok dolgun değildi. Peygamber efendimizin en sadık dostu olan Ebû Bekir efendimiz, Mi’râc olayında sergilediği koşulsuz bağlılık örneği ona “sıddık” lâkabını kazandırdı. Peygamberimizle büyük dostluk kurdu ve Allâhu Teâlê peygamberimize, Ebû Bekir ve Ömer efendilerimizle istişare etmesini emretmiştir. Efendimize ilk iman eden erkektir. 37 yaşında İslâm’a girdi. Peygamberimizle hicret etti. Çok sabırlı, şefkatli, cömert ve merhametliydi. Hayatında hiç içki içmedi. Bütün malını İslâm için harcadı. İlk halifedir. Kur’an-ı Kerim onun zamanında toplandı. İslâm’dan dönenlerle ve zekâtı vermeyenlerle mücadele ederek hakkı korudu. 63 yaşında, hicri 13.yılda (M.634) Medine’de vefat etti. Anamız Aişe’nin evinde peygamberimizin omuzlarının yakınına defnedildi. O gün Medine gözyaşını tutamadı. Hilafeti 2 yıl 3 Ay 10 gündür.
Ebu Bekir efendimiz hilafeti aldığı zaman insanları toplayıp, Allâha hamd olsun dedikten sonra dedi ki:
“Ey insanlar! Ben sizin halifeniz oldum ama sizin en iyiniz değilim. Allâh Kur’an’ı indirmiştir ve Efendimiz şeriatla gelmiştir ve bizlere öğretmiştir. Bilin ki akıllılığın en akıllısı takvalı olmaktır ve ahmaklığın en ahmaklığı facir olmaktır. Benim açımdam sizin aranızda en güçlü olan sizin en zayıfınızdır çünkü onun elinden tutacağım ve sizin aranızda en zayıf ise sizin en güçlünüzdür çünkü onda kimsenin hakkı varsa o hakkı alacağım. Ey insanlar! Ben Efendimize tabii olan birisiyim, yeni bir şeyle gelmedim. Eğer iyilikte bulunursam bana yardımcı olun ve eğer bir yanlışlık yaparsam beni düzeltin.”

Benzer Postlarımız

ALLÂH’A ÎMÂN

dawud | Aralık 12, 2017 | 0

  Allâh’a Îmân: Allâh’a ve O’nun bildirdiği her şeye teslimiyetle inanmaktır. Mükellefe farz olan ilk şey Allâh’ı tanımaktır, yani Allâh’a yakışan sıfatları bilip, o sıfatlarla vasıflı olduğuna îmân etmek ve…

KELİME-İ ŞEHÂDET’İN MANASI

dawud | Aralık 11, 2017 | 0

“Kelime-i Şehâdet“ ifadesi “kelime“ ve “şehâdet“ sözcüklerinden oluşan bir tamlamadır. “Kelime“; söz, “Şehâdet“ ise, şahitlik etme, tanıklık yapma anlamına gelir. Arapçada “şehâdet etme“ hem bilme, hem inanma hem de dil…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar