Allah’ın varlığının delilleri

dawud | Aralık 5, 2016 | 0 | Akâid , Anasayfa

Değerli Kardeşim!

Üzülerek söylemememiz gerekir ki günümüzde Allâh’ın varlığını inkar eden kişilerin sayısı gittikçe artmaktadır tabiki bu durum İslâm dininin eksik noktaları olduğu anlamına gelmez. Bu durum birçok Müslüman’ın üzerine farz olan din ilmini öğrenmemesinden dolayı meydana gelmektedir. Şayet her Müslüman üzerine farz kılınmış olan din ilmini öğrenmiş olsa Allâh’ın varlığının İnkarı söz konusu bile olamaz. Çünkü islam dininde hiçbir batıl düşünceye verilemeyecek cevap yoktur. İslam alimlerimizin değerli eserlerinde gerek sözlü olarak beyan ettikleri konular olsun gerekse inanamayanlara verdikleri cevapları konu alan kıssalar olsun bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Allâh-u Te’âlâ birçok ayet-i kerimede insanlara tefekkür etmelerini, bu alemin nizamına bakıp düşünmelerini emrediyor. Bu alemde insanların Allâh’ın varlığına şüphe götürmeden inanacakları deliller bulunmaktadır. İnsanların kendi vücutlarında, Allâh’ın varlığınıın açık delilleri vardır. Bu alem ve içindekiler Allâh’ın varlığına açık deliller sunmaktadır. Zaten bu alemin, “alem” ismini almasının sebebi de, Allâh’ın varlığına alamet olmasıdır.

Bazı maddecilerin ve felsefecilerin iddia ettikleri gibi bu alem kendiliğinden varolmamıştır. Bu ne aklın ne de bilimin kabul edeceği bişeydir. Nasıl olur da iradesiz bir maddeden bütün alem varolmuş olur da; bu iradesiz madde, bu alemi bu düzende tutar! Güneş ve ay, nasıl olur da bu kadar büyük bir düzende, sürekli aynı yörüngede olurlar! Akıl sahibi bir insan, tek bir çizginin bile, bir kağıda veya bir duvara kendiliğinden çizilebileceğine inanır mı? Bunu hiçbir akıl sahibi kabul etmez ve inanmaz. Hal böyleyken, bu alemin kendiliğinden varolduğunu iddia etmek ne büyük bir yanılgı ve hüsrandır.

Akl-ı selim olan bir kişi etrafındakilere bakıp bir düşündüğünde bu alemin bir yaratıcısının olduğunu mutlaka görecektir. Nasıl ki hiçbir yazı yazarsız, hiçbir bina mimarsız, hiçbir vuruş vuransız olmuyorsa, bu alemde yaratıcısız olmaz. Nasıl ki bir yazının kendiliğinden kağıda yazılması imkansızsa, bu alemin de kendiliğinden varolması mümkün değildir. O da eşi, benzeri, ortağı olmayan, kendisinden başka ibadete müstehak olan bir varlık olmayan Allâh’tır.

Allâh’ın varlığını inkâr eden kesimler tarafından gençlerin akıllarını bulandırıp, onları hak yoldan saptırmak için sorulan bazı temelsiz ve çelişkili sorular bulunmaktadır. Bu kimseler Müslüman gençlerin günümüzdeki bilgisizliklerine yararlanarak, bu yolla gençlerimizin imanını bozma çabası içerisindedirler. Ancak bu sorulan sorulara İslâm alimleri çok akılcı ve net cevaplar vermektedirler. Öncelikle şunu belirtmek gerekir: bu soruların sorulması kişiyi imanından eder ki bu soruları soranlar zaten Müslüman değildir. Ayrıca bu sorulara “evet” , “hayır” ve “bilmiyorum” diye cevap vermek de imanı zedeleyen cevaplardır. Şimdi bu soruların ne olduğu ve neden bu şekilde cevaplanmayacağını açıklayalım.

Allâh’ı inkâr eden bazı kimseler şöyle sorular sormaktadırlar: “Allâh kendisi gibi bir ilâh yaratabilir mi?” , “Allâh kendisinin içine girebileceği bir şişe yaratabilir mi?” veya “Allâh kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi?”. Bu soruyu soran her kim olursa olsun Müslüman değildir.

Şimdi bu sorulara neden “evet” , “hayır” veya “bilmiyorum” diye cevap verilemeyeceğini açıklayalım.

Bu sorulara neden “evet” diye cevap verilemez…

Şayet bir kimse bu sorulardan birincisine “evet” derse Allâh’ın ortağı(şeriki) olabileceğini iddia etmiş olur ki bu kişiyi imanından eder.

İkinci soruya “evet” diye cevap verirse, Allâh’ın sınırlı, hacmi olan, bir şeyin içine eriyebilen, şekli olan bir cisim olabileceğini iddia etmiş olur ki bu da kişiyi imanından eder. Çünkü sınır, hacim, şekil vb.yaratılmışların özelliklerindendir. Bu sıfatlara sahip olan ancak ve ancak yaratılmıştır. Sınırı, hacmi, şekli olan kendisini bu hale getirene muhtaçtır, muhtaç olan ise acizdir, aciz olan da ilâh olamaz.

Üçüncü soruya “evet” diye cevap veren kişi ise Allâh’ın aciz olabileceğini iddia etmiş olur ki ilâh olanın aciz olması imkânsızdır. Bu ilahın sıfatlarına aykırıdır.

Bu sorulan sorulara neden “hayır” diye cevap verilmez…

Şayet bir kimse bu sorulan sorulara “hayır” denirse, bu kimse Allâh’ın yaratamayacağını söylemiş olur ki bu da Allâh’ı aciz kılmış olur ve imanını zedelemiş olur.

Bu sorulara neden “bilmiyorum” diye cevap verilmez…

              Bu sorulara “bilmiyorum” şeklinde cevap vermek ise, Allâh’ın sıfatlarını bilmemek anlamına gelir. Allâh’ın sıfatlarını bilmeyen, Allâh’ı tanımamışdemektir. Allâh’ı tanımayan ise Allâh’a iman etmemiştir. “Bilmiyorum” diyen kimse Allâh’ın kudret kudret sıfatını bilmemiştir.

Din ilminden mahrum kalmasından ötürü bu cevaplardan birini verme hatasına düşen bazı kişiler ise; bilmedikleri için bu şekilde cevap verdiklerini, bilmedikleri için bu cevaplardan sorumlu olmayacaklarını ileri sürmektedirler. Ancak bu geçerli bir mazeret değildir. Şöyle ki: Bir kişiye, bir kalem hakkında “Bu kalem aç mıdır tok mudur?” veyahut “Bu duvar cesur mudur korkak mıdır?” şeklinde bir soru yöneltilirse, bu kişinin ilk vereceği tepki “Böyle saçma soru mu olur?” ya da “Bir kalem ya da duvar hakkında böyle soru sorulmaz” olacaktır. Bu kişiye deriz ki: Sana daha önce öğretilmemesine rağmen böyle bir soru sorulduğunda “Böyle saçma soru mu olur?” diye cevap verebiliyorsun da seni ve bu kainatı yaratan Allâh hakkında böyle çirkin sorular sorulduğunda doğru cevabı verememeyi nasıl olur da mazeret olarak gösterebiliyorsun.

Benzer Postlarımız

KADININ SESİNİN HÜKMÜ

dawud | Temmuz 10, 2018 | 0

KADININ SESİNİN HÜKMÜ Dört mezhebe göre kadının sesi haram değildir. İmam Taberânî’nin el-Mu’cemu’l Evsat’ında ve Fethu’l Bârî adlı eserin Nikâh Kitabında (9. Cilt, 225. Sayfa) bildirildi ki: “Sâbit olan bir…

ALLÂH’A ÎMÂN

dawud | Aralık 12, 2017 | 0

Allâh’a Îmân: Allâh’a ve O’nun bildirdiği her şeye teslimiyetle inanmaktır. Mükellefe farz olan ilk şey Allâh’ı tanımaktır, yani Allâh’a yakışan sıfatları bilip, o sıfatlarla vasıflı olduğuna îmân etmek ve O’nu,…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar