Allâh’ın Kulları Üzerindeki En Büyük Hakkı Nedir?

dawud | Nisan 22, 2017 | 0 | Akâid , Anasayfa

Hadîs-i Şerîfler’de ifâde edildiği gibi, Yüce Allâh’ın kulları üzerinde sayısız hakları vardır. Bunların en büyüğü, en önemlisi şüphesiz ki, kulların O’nu tevhîd etmeleri yâni O’nu, zâtında, sıfatlarında, ilâhlığında ve fiilinde (yaratıcılığında) bir ve tek, eşsiz ve benzersiz olarak bilmeleri, ibâdeti başkalarına değil, yalnızca O’na has (özgü) kılmaları, sâdece ve sâdece O’na ibâdet etmeleri ve O’na karşı şirkte bulunmamaları; yâni O’na, zâtında, sıfatlarında, ilâhlığı ve fiilinde hiçbir şeyi ortak koşmamaları; O’ndan başka hiçbir şeye ve hiçbir varlığa ibâdet etmemeleridir. Çünkü Allâh’a ortak koşmak, yâni O’ndan başkasına ibâdet etmek (tapınmak), kulun Rabb’ine karşı işleyebileceği en büyük günâh, en ağır suç ve küfürdür.

Allâh nezdinde bu, çok büyük bir günâh ve ağır bir suçtur. Bu öyle bir günâhtır ki, Yüce Allâh o kimseyi, o günâh üzere ölürse, aslâ affetmez ve bağışlamaz. Bunun dışında ki günâhları dilediği kişiler için affeder ve bağışlar. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

اِنَّ اللهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَ يَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ

Meâli: Şüphesiz Allâh, kendisine şirk (ortak) koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındaki günâhları dilediği kimseler için bağışlar.” (En Nisâ Sûresi 48)

İyi bilinmelidir ki; böyle bir suçun, böylesine ağır bir günâhın cezâsı da elbette ki en ağır cezâ olup, o da Cehennem ateşinde sonsuz olarak kalmaktır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bir Âyet-i Kerîme’de şöyle buyurulur: اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَ الْمُشْرِك۪ينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ فِيهَا اُولٰئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِ  Meâli: Gerek Ehl-i Kitap (Yahûdî ve Hristiyanlar) olsun, gerekse müşrik (putperest) olsun tüm kâfirler Cehennem ateşindedirler. Orada sonsuz olarak kalırlar.” (El Beyyineh Sûresi 6)

Yüce Allâh, şirki (Allâh’a ortak koşulmasını) ve müşriki (Allâh’a ortak koşanı) bağışlamayacağı gibi, küfrü (inkârı, îmânsızlığı) ve kâfiri de affetmez ve bağışlamaz. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm de bir Âyet-i Kerîme’de şöyle buyrulur: اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَ صَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللهِ ثُمَّ مَاتُوا وَ هُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللهُ لَهُمْ Meâli: Şüphesiz kâfir olup (îmân etmeyip), Allâh yolundan alıkoyanları ve sonra da kâfir olarak ölenleri, Allâh hiçbir zaman bağışlamayacaktır.” (Muhammed Sûresi 34)

Benzer Postlarımız

ALLÂH’A ÎMÂN

dawud | Aralık 12, 2017 | 0

  Allâh’a Îmân: Allâh’a ve O’nun bildirdiği her şeye teslimiyetle inanmaktır. Mükellefe farz olan ilk şey Allâh’ı tanımaktır, yani Allâh’a yakışan sıfatları bilip, o sıfatlarla vasıflı olduğuna îmân etmek ve…

KELİME-İ ŞEHÂDET’İN MANASI

dawud | Aralık 11, 2017 | 0

“Kelime-i Şehâdet“ ifadesi “kelime“ ve “şehâdet“ sözcüklerinden oluşan bir tamlamadır. “Kelime“; söz, “Şehâdet“ ise, şahitlik etme, tanıklık yapma anlamına gelir. Arapçada “şehâdet etme“ hem bilme, hem inanma hem de dil…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar