Ahirete İman Nedir?

dawud | Aralık 10, 2016 | 23 | Akâid , Anasayfa

 

Âhiret hayatı, ölümden sonra başlayan ve dirilişten sonra ebediyen devam edecek olan bir hayattır.

Âhiret Gününe (Kıyâmet Gününe)  îmân etmek farzdır. Kıyâmet Günü, insanların kabirlerinden çıkmasıyla başlar. Daha sonra Cennet ehli Cennet’e, Cehennem ehli de Cehennem’e girip orada ebediyen kalırlar. Kıyâmet Gününün süresi, bizim dünyada saydığımız yıllarla elli bin yıl kadardır (ancak sâlih Müslümanlar için bu süre iki namaz vakti arası kadardır). Allâh’u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de “El Me`âric” Sûresi’nin 4. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

﴿فٖى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسٖينَ اَلْفَ سَنَةٍ﴾

Anlamı: “O gün (Âhiret Günü) öyle bir gündür ki vakti (süresi) 50 bin yıldır. “

Allâh Celle Celâluhû “El Hacc” Sûresi’nin 7. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

﴿ وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ فٖ۪يهَا وَاَنَّ اللهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ ﴾

Anlamı: “Ve muhakkak ki Kıyâmet gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur ve Allâh bütün ölüleri diriltecektir”.

Kabirde meleklerin ölüye soru sorması ve ona kabir nimetlerini veya kabir azâbını tattırmaları haktır.

Bu Meleklerin görünüşleri çok korkutucudur, ancak kâmil Mü’min onları görünce kesinlikle korkmayacak ve çekinmeyecektir. Çünkü Allâh’u Teâlâ kâmil Mü’minlerin kalplerini güçlendirecektir.

Bu mevzu hakkında Rasûl-ü Ekrem sallallâhu aleyhi vesellem meâlen şöyle buyurmuştur:

“Muhakkak ki ölü, kabrine konulduğu zaman rûhu cesedine döner. Sonra kendisine, renkleri koyu lacivert şeklinde olan iki melek (Münker ve Nekîr) gelir. O Mü’mini kabrinde oturturlar ve ona şöyle sorarlar: ‘Rabb’in kim? Muhammed (sallallâhu aleyhi vesellem) hakkında ne diyordun?’ Mü’min, meleklerin sorusuna şu cevabı verir: ‘Allâh’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed onun kulu ve Rasûlüdür.’ Tabi ki onun bu sözleri, dünyada edinmiş olduğu inancın bereketi ve Allâh’ın verdiği ikram ile olacaktır. Melekler de ona: ‘Senin bu cevabı vereceğini biliyorduk’ derler. Sonra kendisi (sâlih Mü’min) için kabir yetmişe yetmiş arşın genişletilir, nûrlandırılır ve güzel kokularla doldurulur. Cennet’in kokusunu alır, kabri Cennet bahçelerinden bir bahçeye dönüştürülür. Cennet’teki yeri kendisine günde iki defa gösterilir. Melekler kendisine: ‘Bu senin dünyada yapmış olduğun iyiliğin ve doğruluğun mükâfatıdır’ diye hitap ederler.

Bunlardan sonra melekler ona dirilişe kadar huzur ve rahatlık içinde uyumasını söylerler.

Kâfir olan kişiye de aynı soruyu sorar ve derler ki: ‘Rabb’in kim ve Muhammed (sallallâhu aleyhi vesellem) hakkında ne diyordun?’ Kâfir ise, ‘Bilmiyorum’ der. Melekler de: ‘Bunu söyleyeceğini biliyorduk’ derler ve yer, kaburgaları birbirine geçinceye kadar o kâfiri sıkar. Sonra ensesine demirden bir balyozla vurulur. O kişi, öyle bir çığlık atar ki, onun feryâdını insanlar ve cinler hariç,  diğer varlıklar (melekler, hayvanlar) işitir. Eğer o kişinin feryâdını kâfirler işitmiş olsaydı, Allâh korkusundan İslâm’a girerlerdi; günahkâr olan Müslümanlar işitmiş olsaydı, onlar da günahlarından tövbe ederlerdi.

Kâfir kişinin kabrinden Cehennem’e bir pencere açılır. Günün başında ve sonunda olmak üzere, günde iki defa Cehennem’deki yeri ona gösterilir. Kabri Cehennem çukurlarından bir çukur olur. Hak etmiş olduğu azapları  (yılan, akrep, kurt ve kabrin karanlığı gibi) orada çekmeye başlar. Sonra ona ‘Kâfirin cezası budur’ diye seslenilir.” (İbn-i Hibbân)

Bazı günâhkâr Müslümanlar da kabirde azâb çekeceklerdir. Ancak azâbları, kâfirlerin azâblarından daha azdır.

Kabirde Sual Sorulmayacak Olanlar:

•  Peygamberler.

•  Savaş şehitleri.

•  Buluğ (ergenlik) çağına varmadan ölen çocuklar.

Mü’minlerden bazılarının cesedi çürüdükten sonra rûhları Cennet’te kuş şekline girecek, orada nimetlenecek ve tekrar dirildiklerinde rûhları bedenlerine dönecek, sonra da Cennet’e gireceklerdir. Bunlar bazı evliyâ kullardır. 

Büyük günâh işleyen ve tövbe etmeden vefat eden Müslümanlar’dan bazılarının cesedi ise çürüyüp yok olduktan sonra rûhları birinci gök ile yer arasında olacaktır.

Peygamberlerin, Savaş şehitlerinin ve ilmiyle amel eden bazı evliyâların cesetleri çürümez.

Kâfirlerin rûhları ise, cesetleri çürüdükten sonra yerin yedi kat altında “Siccîn” denilen yere iner ve orada azap içerisinde kalırlar.

Allâh-u Teâlâ bizleri kabir azabından muhafaza eylesin. Müslüman olarak yaşamayı ve günâhlardan tövbe edip sâlih bir Müslüman olarak vefât etmeyi nasip eylesin. Âmîn…

 

Benzer Postlarımız

ALLÂH’A ÎMÂN

dawud | Aralık 12, 2017 | 0

Allâh’a Îmân: Allâh’a ve O’nun bildirdiği her şeye teslimiyetle inanmaktır. Mükellefe farz olan ilk şey Allâh’ı tanımaktır, yani Allâh’a yakışan sıfatları bilip, o sıfatlarla vasıflı olduğuna îmân etmek ve O’nu,…

KELİME-İ ŞEHÂDET’İN MANASI

dawud | Aralık 11, 2017 | 0

“Kelime-i Şehâdet“ ifadesi “kelime“ ve “şehâdet“ sözcüklerinden oluşan bir tamlamadır. “Kelime“; söz, “Şehâdet“ ise, şahitlik etme, tanıklık yapma anlamına gelir. Arapçada “şehâdet etme“ hem bilme, hem inanma hem de dil…

2 thoughts on “Ahirete İman Nedir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar